Posts Tagged 'Comics'

Rorschach Günlükleri – 1

Rorschach’ın Günlüğü, 12 Ekim 1985.

Bu sabah sokakta köpek leşi var. Parçalanmış karnında lastik izleri. Bu şehir benden korkuyor. Gerçek yüzünü gördüm. Sokaklar kanla dolu büyük birer oluk. Lağımlar sonunda tıkandığında tüm sıçanlar boğulacak. Bütün seks ve cinayetlerinin birikmiş pisliği bellerine kadar geldiğinde, orospular ve politikacılar yukarı bakıp “kurtar bizi” diye bağıracaklar… Ben de aşağı bakıp “hayır” diyeceğim. Hepsinin seçme şansı vardı. Babam ya da Başkan Truman gibi iyi insanların ayak izlerini takip edebilirlerdi. Alın teriyle kazanmaya inanan dürüst insanların. Onun yerine, şehvet düşkünlerinin ve komünistlerin peşinden gittiler. Yolun uçuruma çıktığını çok geç olana kadar fark etmediler. Bana seçme şansları yoktu demeyin. Şimdi tüm dünya, bütün o liberaller, entellektüeller ve tatlı dilli herifler uçurumun kenarında duruyor ve aşağıya, cehenneme bakıyor… Ve bir anda kimsenin aklına söyleyecek bir şey gelmiyor.

— Rorschach

Fictional Physics Books

Bir kaç girdi öncesinde de bahsettiğim gibi Kurgusal Fizik Kitapları yazısıyla karşınızdayım. Fizik kitabı dendiğinde genelde insanların aklına iç bayıcı, sıkıcı ve boktan Serway‘in Fizik-1 ve Fizik-2 kitapları gelir. Sevgili mühendis adaylarımız bu yüzden servis dersleri olan Fizik-1 ve Fizik-2’den bir daha karşılaşmamak üzere kurtulmak ister. Fizikçi adaylarıysa kendi işleri olan Fizik derslerini bu dandik Serway kitaplarıyla birlikte geçmek zorunda kalır. Tabii ben de bir fizikçi adayı olarak bu durumla karşılaşma tehlikesi geçirdim, fakat alternatif kitap arayışım mükemmel bir keşifle sonuçlandı. Richard Feynman gibi bir üstadın 3 ciltlik The Feynman Lectures on Physics serisinin bir sahibi olarak fiziği öğrenmek pek sorun olmayacak benim için. İşte bu yazı da fizik kitapları sıkıcıdır genellemesinin yanlışlığını anlatacak ve epey istisnanın olduğunu gösterecek. Tabii The Feynman Lectures on Physics gibi eğlenceli ders kitabı tanıtımı değil de kurgusal dünyalardaki fiziksel olayları gerçek fiziksel disiplinlerle açıklayan eğlenceli kitapların tanıtımı yer alacak bu yazıda. Yalnız şöyle bir şey demiştim daha önceleri, kurgusal dünyalarda adı geçen fizik kitapları tanıtımı olacak şeklinde saçma bir şey demiştim. Düzeltir, özür dilerim.

Aşağıdaki listede yer alan kitaplar fizik kuramlarını ve kanunlarını çizgi romanlardaki süper kahraman ve süper kötüler, bilimkurgu dizi ve filmlerindeki olaylar ve bunun gibi bir çok kurgusal evrendeki fiziksel olaylar üzerinden anlatıyor. Bu kitapların genel bilgilerini ve kısaca tanıtımlarını bulacaksınız bu yazıda. İşte 8 kitaplık o güzel liste:

  • The Physics of Superheroes
  • The Physics of Christmas
  • The Physics of Star Trek
  • The Physics of the Buffyverse
  • The Physics of Hollywood Movies: Don’t Try This At Home!
  • The Science of Harry Potter: How Magic Really Works
  • The Science of Supervillains
  • The Science of Star Wars

The Physics of Superheroes

The Physics of Superheroes Yazar: James Kakalios

Yayıncı: Gotham; 2 edition (November 3, 2009)

Sayfa: 416 Dil: İngilizce

Minnesota Üniversitesi‘nden fizik profesörü James Kakalios‘un yazdığı bu kitap ünlü çizgi roman serilerindeki süper kahramanlarla fiziği güzel bir şekilde birleştiriyor. Marvel ve DC evrenlerindeki karakterler kullanılmış. Kitapta temel fizik kanunları ve kuantum mekaniği, Sicim teorisi, elektromanyetizma ve termodinamik gibi modern fizik konularıyla çizgi romanlardaki süper kahramanların yeteneklerinin işleyişi ve büyük olayların fizikle alakalı kısımları anlatılıyor. Spider-Man‘in ağ fırlatışından Krypton‘ın yoğunluğuna, Gwen Stacy‘nin George Washington Köprüsü‘nde ölüşünden Dünya’daki yerçekiminin Krypton’dakinin 15 katı olduğuna kadar bir dolu konudan bahsediyor bu güzel kitap. Kitapta yer alan Marvel ve DC karakterleriyse şöyle: Spider-Man, Flash, Superman, Ant-Man, The Atom, Ironman, Magneto

The Physics of Christmas

The Physics of Christmas

Yazar: Roger Highfield

Yayıncı: Back Bay Books (November 1, 1999)

Sayfa: 320 Dil: İngilizce

Bu kitap ise Noel ve onun ilgili tüm objeleri fizikle buluşturuyor. Kapağında Ren geyiklerinin aerodinamiğinden hindinin termodinamiğine diyen bu eğlenceli kitap Noel’e bilimsel bir perspektiften bakıyor. Olayları açıklarken sadece fizik ve astronomiyi kullanmıyor; biyoloji ve genetik bilimlerini de kullanıyor yazar Roger Highfield. Kitap, ren geyiklerinin nasıl uçtuğunu, Noel Baba’nın genetik yapsını, hindinin pişirilişinin termodinamikle açıklanması ve geleneksel Noel hikayesinin bilimsel analizini anlatıyor.

The Physics of Star Trek

The Physics of Star Trek

Yazar: Lawrence M. Krauss

Yayıncı: Basic Books; Revised edition (July 9, 2007)

Sayfa: 280 Dil: İngilizce

Ve işte kurgusal fizik kitaplarının olmazsa olmaz’ı… Star Trek‘i hepimiz biliyoruz. Klingon‘lar, Vulcan‘lar, Romulan‘lar, Yıldız Gemileri, Enterprise, Spock, Kirk, ışınlanma… Kendisi bir kuramsal fizikçi olan yazarımız bu kitapta Dünya dışında yaşam ihtimali, objelerin ışınlanması ve zamanda yolculuk gibi bugünkü teknolojiyle neden imkansız – mesela bir kişiyi ışınlayabilmek için 100 megaton hidrojen bombasından çıkacak olan enerji gerekiyormuş –  olduğunu anlatıyor. Star Trek‘teki teknolojiden bahsediyor ve diğer kurgusal fizik kitaplarında yapıldığı gibi tüm bunları temel fizik kanunları ve modern fizik konuları üzerinden anlatıyor. Ayrıca kapakta da görülebileceği üzere önsözü Stephen Hawking amcamız yazmış. Kitapta Warp hızıyla alakalı da çok güzel analizler yer almakta.

The Physics of the Buffyverse

The Physics of the Buffyverse Yazar: Jennifer Ouellette

Yayıncı: Penguin (Non-Classics) (December 26, 2006)

Sayfa: 352 Dil: İngilizce

Kült TV dizilerinden Buffy the Vampire Slayer ile Angel‘ın bulunduğu evren olan Buffyverse‘ü bilimsel olarak ele alan bu kitap olayları açıklarken fizik biliminin yanında biyoloji ve kimya bilimlerini de kullanıyor. Yazarımız kitapta vampir fizyolojisinin artılarını ve eksilerini açıklıyor, Buffy’nin dövüş tekniklerinin neden başarılı olduğunu tartışıyor ve dizideki robotik ile AI teknolojsini derinlemesine araştırıyor. Dizide yer alan fiziksel olayları açıklarken de diğer kurgusal fizik kitaplarındaki gibi temel fizik kanunlarını ve modern fizik konularını kullanıyor.

The Physics of Hollywood Movies: Don’t Try This At Home!

The Physics of Hollywood Movies Yazar: Adam Weiner

Yayıncı: Kaplan Publishing (September 4, 2007)

Sayfa: 272 Dil: İngilizce

Bol aksiyonlu, bol bütçeli Hollywood filmlerinin unutulmaz sahnelerini fiziksel analizlerle inceleyen eğitici bir kitap The Physics of Hollywood Movies… Özellikle hareket, dinamik ve mekanik konularını inceleyen kitapta direkt ünlü Hollywood film sahnelerinden kotarılmış fizik soruları yer almakta. Kitabın yazarı bir fizik öğretmeni ve fizik eğitimi konusunda araştırmalarda yer alan, stand up gösterileri de yapan eğlenceli bir amcamız. Kitapta yer alan örnek bir soru şöyle:

You throw a motorcycle straight up into air. (You’re very strong, similar to Superman, the Incredible Hulk, or Vin Diesel in XXX.) Refer to the lesson on acceleration below to answer the following questions. What is the direction of the acceleration (a) on the way up, (b) at the top of its flight, and (c) on the way down?

The Science of Harry Potter: How Magic Really Works

The Science of Harry Potter How Magic Really Works Yazar: Roger Highfield

Yayıncı: Penguin (Non-Classics) (May 27, 2003)

Sayfa: 368 Dil: İngilizce

The Physics of Christmas‘ın yazarının aynı konseptli diğer kitabı. Harry Potter dünyasındaki tüm olayların, büyülerin ve büyülü eşyaların bilimsel bir şekilde açıklanabildiğini gösteriyor yazar. Harry’nin sihirli dünyasını ”bilimi yıkmak yerine aydınlatmasına yardımcı olmak” için kullanıyor. Kitapta sadece fizikten yararlanılmamış. Genetik, biyoloji, kimya gibi bilimlerden de yardım alınmış. Bilimi sihir olarak tanımlayan yazar Muggle biliminin sahip olduğu fenomenlerin Harry Potter dünyasındaki olaylarla nasıl da örtüştüğünü gösteriyor kitabında. Fluffy‘yi moleküler biyoloji ile Nimbus 2000‘in uçuş sırasında sapındaki özelliği ”yerçekimi-koruma efekti”yle açıklayan güzel bir kitap The Science of Harry Potter.

The Science of Supervillains

The Science of Supervillains

Yazar: Lois H. Gresh

Yayıncı: Wiley; 1 edition (October 18, 2004)

Sayfa: 224 Dil: İngilizce

The Science of Superheroes‘un yazarından Doc Ock, Magneto, Lex Luthor gibi süper kötülerin kullandığı teknolojiyi anlatan bu kitap diğerleri gibi bunu bilimsel tekniklerle yapıyor. Lex‘in yaptığı her türlü acayipliği ele almakla yetinmeyip Doc Ock‘ın biyomekanik ahtopot kollarını detaylıca incelemiş bu güzel kitabımız. Çizgi roman fanlarının The Physics of Superheroes‘la beraber almaları gereken kitaplardan biri oluyor güzide kitap.

The Science of Star Wars

The Science of Star Wars

Yazar: Jeanne Cavelos

Yayıncı: St. Martin’s Griffin; 1st edition (May 5, 2000)

Sayfa: 256 Dil: İngilizce

The Pyhsics of Star Trek kitabı Trekkie‘ler için ne ifade ediyorsa bu kitap da SW fanları için aynı şeyi ifade ediyor. Tabii Star Trek‘in de Star Wars‘un da kalbimizdeki yerleri ayrı ayrı olduğu için bu kitapların da her birini ayrı seviyoruz. Kitabın yazarı bir astrofizikçi… “Star Wars fueled my interest in space exploration and the possibility of alien life.” diyerek Star Wars‘tan aldığı mesleki gazı bize göstermiştir. Yazar kitapta 5 önemli gezegensel bölgeyi, SW ırklarını, droidleri, uzay gemileri ve silahları, Force‘u detaylıca inceliyor.

Bu tarz epey kitap var aslında. Ama ben en ilgi çekici olduğunu düşündüğüm ve beğendiğim 8 kitabı listeleyip tanıtmayı tercih ettim. Tüm bu kitaplar hem ilgilendiğimiz kurgusal dünyayı daha gerçekçi kılıyor hem de fizik öğrenimini daha eğlenceli yapıyor. Özellikle The Physics of Superheroes, The Science of Supervillians, The Physics of Star Trek ve The Science of Harry Potter kitaplarını yakın zamanda edinip okumak istiyorum. Bu kitapları edinip okudukça da burada detaylı incelemelerini yayınlarım zaten. O zaman tek bir kitabın incelemesinden oluşur yazı. Serway okuyup fizikten tiksinmek var, bir de The Feynman Lectures on Physics gibi bir kitabı okumanın yanında yukarıdaki kitaplarla da fiziği eğlenceli bir şekilde öğrenmek var. Tüm bu kitaplardan sonra hala ”fizik eğlenceli değil abi…” diyenlerle özel olarak görüşmek istiyorum.

Fictional Physicists

Yazılmayı bekleyen bir yazıydı bu epeydir. Sonunda oturup yazabiliyorum. Daniel Faraday’in Lost Sezon 5’te başına gelen bir olaydan sonra bu yazıyı yazma kararı almıştım. Bu yazıda başlıktan da anlaşılacağı üzere kurgusal fizikçileri sıralayıp, tanıtacağım. Aslında her birini tanıyoruz. İzlediğimiz dizilerde, filmlerde, oynadığımız oyunlarda, okuduğumuz romanlarda ve çizgiromanlarda büyük rollere sahipler ve her biri önemli karakterler. Ama genelde bu karakterlerin birer fizikçi olduğuna pek dikkat edilmez. İşte bu yazının amacı dikkatleri çekmek ve gerçek hayatta olduğu gibi kurgusal evrenlerde de ne kadar önemli insanlar olduğunu göstermektir.

II. Dünya Savaşı’ndan beridir önemi sürekli artan fizikçiler, o yıllardan beri artan bir sıklıkta kurgusal dünyalarda da önemli karakterler olarak yer almaya başlamıştır. Atom bombası yapılana kadar fizikçilerin ne işe yaradığı bilinmezken, Manhattan Projesi için generaller fizikçilerin ayağına kadar gitmiştir ikna edebilmek için. Hatta bombanın yapımı bittikten sonra da çoğu fizikçi ordu tarafından çeşitli konularda danışman olarak görevlendirilmiş. Bu adamlar bu kadar önemli bir bombayı yapabiliyorlarsa o zaman diğer konularda da epey yardımları dokunabilir diye düşünmüş o zamanın generalleri. Şimdi bakınca da karizması yüksek bilimadamları arasında en önde giden gene sevgili fizikçilerimizdir. Bugün CERN’de çalışan parçacık fizikçilerinin yerinde kim olmak istemez ki? İşte gerçek dünyada oldukça önemli bir role sahip olan, günümüz teknolojilerine yön veren fizikçilerin kurgusal dünyada da ne kadar önemli rollere sahip karakterler olduğunu görmüş olacağız.

Aşağıdaki listede benim seçtiğim 10 adet kurgusal fizikçinin kısaca tanıtımları yer alacak. İşte söz konusu kurgusal fizikçiler:

Daniel Faraday – Lost

Sheldon Cooper  – The Big Bang Theory

Leonard Hofstadter – The Big Bang Theory

Rajesh Koothrappali – The Big Bang Theory

Richard ‘Dick’ Solomon  – 3rd Rock from the Sun

Doctor Manhattan  – Watchmen

Gordon Freeman – Half-Life

Emmett Brown – Back to the Future

Doctor Octopus – The Amazing Spider-Man

Bruce Banner – Hulk

Daniel Faraday – Lost

Lost‘daki en önemli karakterlerden biri tartışmasız Daniel Faraday‘dir. Eloise Hawking ve Charles Widmore çiftinin zeki oğlu çocukluğundan bugüne sürekli annesinin baskısı altında kalmıştır. Bu durumdan sürekli şikayetçi de olsa anne sözünden çıkmamıştır asla. Çocukluğundan bu yana zekası ve kendisinin bilmediği ulvi görevler yüzünden annesi tarafından fizik bilimiyle ilgilenmesi için sürekli yönlendirilmiştir.

Dr. Daniel Faraday, Oxford Üniversitesi‘nden mezun olduktan sonra The Queen’s College‘de fizikçi olarak çalışmaya başladı. Uzmanlıştığı alan ise uzay-zaman konusuydu. Açıkça söylenmemiş de olsa dizide, özellikle bu alanda uzmanlaşmasının sebebinin altında gene sevgili annesinin baskıları yatmaktadır bence. Bu alanda uzmanlaşmasının istenmesinin sebebi de tabii ki bu alanın adayla ilgili olmasıydı.

Uzay-zaman konusundaki çalışmalarına adada da devam eden Daniel, adanın gizemli tarihinde zamanda bir ileri bir giderek folloş olmuştur. Ve en sonunda da çok feci bir sonla karşılaşmıştır. Adada olayların düzelmesi için elinden geleni yaptığı halde dövülmüş, hor görülmüş, anlaşılamamış, sevdiceği ellerinde ölmüş ve annesi ne demişse yapmıştır. Tüm bu çilekeşliğine rağmen Lost’taki o esrarengiz, ne yaptığını bilen bilimadamı tavırlarıyla da gönlümüzü kazanmayı bilmiştir. Dizi boyunca yaptığı şeylerin önemi en büyük olan yegane karakter olmuştur Daniel Faraday. Seni asla unutmayacağız Daniel

Sheldon Cooper  – The Big Bang Theory

Aşmış bir kuramsal fizikçi olmanın yanında gelmiş geçmiş en enteresan dizi karakteridir Dr. Sheldon Cooper. IQ’su 187 olan bu obsesif karakterimiz Caltech‘de kuramsal fizikçi olarak çalışmaktadır. Gene Caltech’de deneysel fizikçi olarak çalışan Dr. Leonard Hofstadter‘ın ev arkadaşıdır. Özellikle Sicim Teorisi üzerinde çalışmalar yapan Dr. Sheldon Cooper, 2. sezonun finalinde Sicim Teorisi’nin ispatını yapmak üzere 3 aylığına Kuzey Kutbu‘na gitmiştir.

Üstün zekalı karakterimiz 11 yaşında üniversiteye başlayıp 14 yaşında mezun olmuştur. 1 adet master derecesine, 2 adet de doktora derecesine sahiptir. 12 yaşındayken radyoaktif izotopları bölmek için titanyum sentrüfaja – merkezkaç makinesi – ihtiyaç duymuştur. 13 yaşındayken de oturduğu bölgede ücretsiz elektrik dağıtımı amacıyla ev yapımı nükleer reaktörü için internetten yellowcake uranyum siparişi vermiştir. Tabii hükümet ajanlarının radarına yakalanınca hükümet ajanları tarafından bunun tehlikeli olduğu konusunda ikna edilmeye çalışılmıştır. Stevenson Ödülü‘nü kazanan en genç fizikçi olmuştur. Ve henüz 15 yaşındayken Almanya‘ya misafir profesör olarak gitmiştir bir kaç aylığına. İlk doktorasını 16 yaşındayken Twistor Teorisi üzerine yapmıştır.

Megolamanlığın zirve noktasında olan Sheldon ‘Yer çekimini bulmak için kafama elma düşmesi gerekmezdi.’ diyerek Isaac Newton‘dan bile üstün görmüştür kendisini. Bilim kurguya, çizgiromanlara, video oyunlarına ve Kore yemeklerine çok düşkündür. Battlestar Galactica, Star Trek, Doctor Who ve Stargate hastasıdır. Her çarşamba Halo 3 oynar. DC evrenini daha çok sever. Batman favori karakteridir ve sıklıkla Flash, Aquaman, Green Lantern, Superman tişörtleri giyer. Ve aseksüeldir.

Dr. Sheldon Cooper’ın mühendislik ile ilgili düşünceleri de çok bombadır. Mühendisleri ‘bilimin Oompa Loompa’ları‘ ve ‘semi-skilled labor‘ olarak adlandırır. Ve ona göre mühendislik, fiziğin az gelişmiş küçük kardeşidir. İnsanlarla arasındaki sosyal ilişkisini ilginç bir deneyim olarak gören bu obsesif karakteri gerçekten çok seviyorum. The Big Bang Theory’nin açık ara farkla favori karakteridir Dr. Sheldon Cooper

Leonard Hofstadter – The Big Bang Theory

Leonard HofstadterCaltech‘de deneysel fizikçi olarak çalışan Dr. Leonard Hofstadter‘ın IQ’su 173‘tür. Sheldon’la aynı daireyi paylaşmaktadır. Bu durumun çilesini katlanılır kılan tek şey ise karşı dairede oturan sarışın Penny‘dir şüphesiz. Platonik aşkı gerçek bir ilişkiye çevirmeyi başarmıştır Leonard, fakat çok uzun sürmemiştir maalesef bu. Fakat farkında olmadan da Penny’i kendine aşık edebilmiştir.

Genelde lazerler üzerinde çalışır. Helyum-neon lazeri kullanır sıklıkla. Dizideki normale en yakın karakterdir. Laktoza karşı çok hassastır. Gördüğümde hayran kaldığım bir oyunu oynayabilen – Klingon Boggle – katıksız bir nerd‘dür kendisi. Çok sağlam bir Superman çizgiroman koleksiyonu vardır. Battlestar Galactica Colonial Warrior Suit‘e sahiptir.

Her daim Sheldon’un anlaşılmaz hareketlerini açıklayan, sabırlı bir dost olmuştur. Leslie Winkle ile seks tabanlı ilişkisi onu yıpratmış olsa da hoşuna gitmiştir yeterince.

Rajesh Koothrappali – The Big Bang Theory

Diğer karakterimiz ise Dr. Rajesh Koothrappali. Wollowitz’le beraber The Big Bang Theory 4’lüsünü tamamlıyor. Caltech‘de parçacık astrofizikçisi olarak çalışan Rajesh bir Hintli‘dir. Astrofiziğin Gandhi‘si olmak en büyük hayalidir. Bir Stephen Hawking aşığıdır.

Sarhoş olmadıkça hiçbir dişiyle iletişim kuramaz. İlk sezondaki Penny’le tanışması o yüzden efsanedir Rajesh’in. Dizinin en eğlenceli karakterlerinden biridir. Wollowitz ile beraber eğlenceli diyaloglara girer. Her çarşamba Sheldon, Leonard ve Wollowitz’le beraber Halo 3 oynar. Bir bölümde Summer Glau ile karşılaşır. Kaçırılmaması gereken bölümlerinden biridir The Big Bang Theory’nin.

The Big Bang Theory karakterleri bu kadar. Wollowitz bir mühendis olduğu için listeye dahil edilmedi tabii ki. Ancak onu da seviyoruz mühendis olmasına rağmen.

Richard ‘Dick’ Solomon  – 3rd Rock from the Sun

90’ların sonlarına doğru yayınlanmaya başlayan harika bir sitcom dizisi olan 3rd Rock from the Sun‘dan Dr. Richard Solomon‘la tanışın. Dr. Solomon, Dünya’ya insanları ve insanlığı araştırması için gönderilen eğitimli bir uzaylı grubunun High Commander‘ıdır. Yaşlı bir insan formunda gelmiştir Dünya’ya. Pendelton State Üniversitesi‘nde fizik profesörü olarak çalışmaktadır. İlk bölümde durumundan şikayetçi olarak “…third rate planet, has a job at a third rate university, and now we are looking at a third floor apartment.” şeklinde bir cümle söylemiştir.

Muhakkak izlenilmesi gereken ve tavsiye ettiğim bu dizideki uzaylı araştırma grubu Amerikalı bir aile görünümünde gelirler Dünya’ya. Ve Dick Solomon da bu ailenin reisi ve en yaşlısı olarak şehir üniversitesinde fizik profesörlüğü yapar. Bu aile her gün, günün sonunda evlerinin çatısında oturup günün değerlendirmesini yaparlar. Bu sırada çok geyik diyaloglar çıkar ortaya. Dr. Solomon’un okuldaki öğrencilerle ve diğer hocalarla ilişkisi de görmeye değerdir.


Doctor Manhattan  – Watchmen

Dr.Manhattan Üstat Alan Moore‘un Watchmen‘inden benim favori karakterimdir Doctor Manhattan. Asıl adı Jon Osterman‘dır. Dr. Jon Osterman nükleer fizikçidir. Intrinsic Field subtractor‘ın içinde hapsolduktan sonra mavi derili bir süper-insana dönüşmüş ve Amerika’nın Vietnam Savaşı’nı kazanmasını sağlamıştır tek başına. Amerikan Hükümeti’nin elindeki bu büyük güç Sovyet Birliği’ni rahatsız etmiştir ve Watchmen’in hikayesinin de temelini oluşturan Nükleer Kıyamet paranoyasının başlamasına sebep olmuştur.

Moore, Doc Manhattan’ı Captain Atom karakterini baz alarak tasarlamış. ‘Bir çeşit kuantum süper-kahramanı‘ olarak düşünülmüş. Star Trek’ten Spock’a da benzetebiliriz. Kendisi eskiden bir insanken, kazadan sonra insanlar ve insanlık çok anlamsız gözükmeye başlamıştır Dr. Manhattan’ın gözünde. Amerikan halkı onun için ‘Superman is alive and he is American‘ demiştir. Princeton Üniversitesi‘nden mezun olmuştur. ‘Existence of life is a highly overrated phenomenon‘ diyendir. Bütün zamanları aynı anda ve devamlı algılar. Tek bir konumu ve sabit bir boyutu yoktur. Zaman algısı bambaşkadır.

İnsanlıktan uzaklaşır, insanlar ve problemleri anlamsız gözükmeye başlar. Ve en sonunda kendini Mars’a ışınlar ve orada inzivaya çekilir.

Gordon Freeman – Half-Life

Dr. Gordon Freeman, MIT Fizik bölümünü birincilikle bitirmiştir. Genel Görelik Teorisi ve kuantum dinamiği konularında uzmanlaşmış bir kuramsal fizikçidir. Çocukluk kahramanları Albert Einstein, Stephen Hawking ve Richard Feynman olan karakterimiz Black Mesa‘ya çalışmaya gittiğinde tüm hayatı değişir. Kuramsal fizikçi olarak deneylere katılıp, sonuçları analiz etmesi gerekirken birden elinde levye ve bilimum ateşli silahla farklı boyuttan gelen mahlukat avına başlar. Üstüne bir de Black Mesa’yı yok etmeye gelen askerlere karşı savaşır. Doktorasını da kuramsal fizik üzerine MIT’de yapar.

Black Mesa‘daki deney sırasında reaktörün patlaması sonucu Xen isimli boyuttan gelen yaratıkların istilasından itibaren uysal bir kuramsal fizikçiden bir Terminator‘e, bir Rambo‘ya dönen Gordon Freeman giydiği hi-tech suit‘iyle de ünlüdür. Levyeyi bize sevdiren bu bilgisayar oyunu karakteri Half-Life‘ı hayatımızda önemli bir yer teşkil etmesini sağlamıştır. Zaten bu yazı bittikten sonra Half-Life 1 ve 2’yi indirip kısa sürede bitirmek üzere oynamaya başlayacağım.


Emmett Brown – Back to the Future

Doc Brown‘u es geçemezdim böyle bir listede. Marty‘nin akıl hocası, çılgın bilimadamı Doc Brown favori karakterimizdir Back to the Future serisinden. İcat ettiği akım kapasitörü sayesinde bir DeLorean‘den zaman makinası yapmıştır. 1940’lardan önce Manhattan Projesi‘nde çalışmıştır. Daha sonraları California Üniversitesi‘nde ve MIT‘de de çalışmıştır.

İlk filmde zaman makinasının gerekli hıza ulaşması için kullanacağı plutonyumu Libya’lı teröristlerden çaldığı için vurulur. Ve olay yerindeki Marty McFly vurulan Doc’ı kurtarmak için 1955‘e gider zaman makinasını kullanarak. Tabii devam eden olaylarda 2015‘e ve 1885‘e de giderler. Doc Brown, 1885’te tanıştığı Clara Clyton‘a aşık olur ve evlenir. Doğan çocuklarına da Jules ve Verne isimlerini verirler hatta. Tabii zaman makinası da bu kadar yolculuktan sonra aynı kalmaz. DeLorean iken ilk olarak 2015’te organik atıkla çalışabilecek şekilde bir modifiyeden geçer. Ve 2015’te tüm araçların uçmasından dolayı bizim DeLorean da uçan bir araca dönüştürülür. Son olarak da zaman makinası organik atıkla çalışan, uçabilen, post-modern bir lokomotife döner. Son filmin final sahnelerinden olan Doc’ın Clara ve çocuklarıyla birlikte zaman makinası lokomotifinden el sallayarak zamanda sıçraması hala ilk izlediğimiz zamanki gibi hafızamızda taptaze duruyor.

Marty: Wait a minute. Wait a minute Doc, uh, are you telling me you built a time machine… out of a DeLorean?
Doc Brown: The way I see it, if you’re going to build a time machine into a car, why not do it with some style?

Doctor Octopus – The Amazing Spider-Man

Spider-Man‘in ezeli düşmanlarından biri, Doc Ock… Asıl adı Dr. Otto Gunther Octavius olan Doc Ock bir nükleer fizikçidir. Atom fiziği araştırmaları için beyin komutlarıyla kullanılabilen yüksek teknolojili robotik kollar yapmıştır. Bu kollar radyasyona, yüksek ısıya dayanıklı ve çok güçlüdür. Doc Ock, onları kolayca kullanabilir. Bir deney sırasında olan kaza yüzünden bu kollar Doc Ock’ın omurgasına entegre olmuştur ve artık vücudunun bir parçası haline gelmiştir. Aynı zamanda bu kazada Doc’ın iskelet sistemi de normalden oldukça fazla bir şekilde güçlenmiştir.

Deneyleri için yeterli desteği görmediğinden elverişsiz ortamlarda deneylerine devam etmiştir ve bu elverişsiz ortam yüzünden deney sırasında kaza olmuştur. Bir de Amazing Spider-Man tarihinde çok ilginç bir olay da vardır Doc Ock‘la ilgili. Sevgili Doctor Octopus‘umuz The Amazing Spider-Man #131‘de May Yenge ile evlenmiştir! İşte bahsi geçen 131. sayının kapağı:

AmSpiderman131-01

İşte kapitalist Amerika’nın düşen satışları yükseltmek için yapmayacağı sansasyonel olay yok.

Bruce Banner – Hulk

Dr. Bruce Banner, gamma bombasının testleri sırasında patlamaya maruz kalana kadar kendi halinde bir fizikçiydi. Gamma ışınlarını yedikten sonra sinirlenince insan üstü özelliklere sahip bir yeşil deve dönüşmeye başladı. Ve Hulk ismiyle anılmaya başladı. Hayatı mahvolan Bruce Banner, en ufak bir sinirsel oynamada gözü dönmüş olan Hulk’a bürünüp bir oraya bir buraya savrulmaktan huzuru bulamadı asla. Hulk iken zeka ve bilincini kaybediyordu, sinirlendikçe güçleniyordu Bruce Banner.

Hulk’a dönüştüğünde üzerindeki giysilerin yırtılmasına rağmen altındaki pantolon ve donun yırtılmadan kalması ve sürekli ”Hulk SMASH! Hulk SMASH!” diye bağırarak etrafta dolanmasıyla hafızalarımızda yer edinmiştir. Ayrıca 2008 yapımı The Incredible Hulk filmi de kesinlikle izlenmelidir.

Yazı çok uzun oldu, fakat yapacak bir şey yok. 2 parçaya bölmek istemedim. Bir kısmı biraz spoiler bilgi içerse de çok kritik konulardan bahsetmemeye çalıştım. Fictional Physics üzerinden bir kaç yazı daha yazacağım. Sonraki yazının başlığını paylaşayım mesela, Fictional Physics Books. Kurgusal fizik kitaplarının listesi ve tanıtımları yer alacak bahsi geçen yazıda.

Kurgusal dünyada ne kadar çok fizikçinin yer aldığı ve oldukça popüler karakterler olduğunu göstermeye çalıştım. Aslında bu karakterlerin her biri başlıca bir yazı konusudur. Kısaca kim olduklarından ve bulundukları kurgusal dünyadan bahsettim. Verdiğim spoiler bilgiler içinse tekrar özür diliyorum.